Pırasa Cumhuriyeti

Pırasa Cumhuriyeti

Ferah ablamin esi, kucuk enistem (bkz: tutmayin kucuk enisteyi) evde bir kaza neticesinde ölüyor. Sebebi tam olarak bilinmiyor ama bir ev kazasi oldugu saniliyor. Çok uzuluyoruz. Özellikle ablam dogal olarak mahvoluyor. Cenazesinde zor tutuyor kendini. Ben de cok uzuluyorum. Cenaze namazini kiliyoruz. Sonrasinda ablama sariliyorum, orada birakiyor kendini, aglamalar vs.
Cenazeden sonra ben ucakla bir yere gidiyorum, yanimda Serdar. Pilot ise tam bir deli. Guney Amerika uzerinde bir sehir uzerindeyiz ve pilot akrobatik hareketler yapmaya basliyor ama oyle boyle degil. Sehirdeki antik harebelerin arasindan gecmeler, kopru-kemer altlarinda donmeler vs. tam bir gorsel solen. Oldukca heyecanli ve nefes kesici. Her anini hissediyoruz. Bir yandan da korku var, ha carpti carpacak, zira o kadar yakin geciyoruz ki herseye. Hatta pencere acikmis, Serdarla ben dokunmaya calisiyoruz duvarlardan birine. Iste o anda ben dusuyorum bir evin catisina. :). (aferin bana). Serdar ayagina bir halat baglayip hemen sarkiyor ucaktan (cicaam benim)(helikopter havasina burunuyor ucak bu arada, tek noktada sabit kaliyor da), hadi hemen tut elimi diyor. Ben de ” yok yok simdi halatla yukariya cikana kadar ucak hareket eder, cok tehlikeli olur sarkarsak halattan” diyorum. “Sen cek kendini yukari, kurtar, beni dusunme” diyorum. Serdar israr ediyor. ben de gitmesinde israr ediyorum, sonra ucak epey uzaklasiyor, Serdar’in bagli oldugu halat da epey uzunmus, sonrasinda Serdar tirmanmak zorunda kaliyor ve kalakaliyorum bilmedigim bir ulkenin bilmedigim bir sehrinde bir catida. Cati dedigim de kiremitten, turkiyede evlerin catilarindan. birden catidaki kiremitler, benim agirligimdan olsa gerek ya da kenarindan tutuyordum ondan sanirim, bir halinin kenarindan tutar da kaldirirmis gibi, cati yavas yavas acilmaya, ben de elimde catinin kenari, asagi dusmeye basliyorum. acaip bir korkuyla asagiya dogru dusuyorum ve carpiyorum yere. ama birsey olmuyor. sonra sanki Haneke’nin Funny Games‘ina gonderme yaparcasina, yok bu olmadi, bu sekilde dusersem ölürdüm, o yuzden dusme olmasin diyorum. Ve o sahneyi tekrar aliyoruz. Bu kez dusme filan yok. Ben catidayim. Catiya bakan bir pencere var. saat sabahin erken saatleri. Pencereden iceri bakiyorum, bir aile var. yeni kalkmislar, anne-baba ve bir cocuk. Disari cikiyorlar beni gorunce. Ingilizce biliyorlarmis neyseki.

– boyle boyle ucaktan dustum (i fall from the plane). Hangi ulkedeyiz” diyorum (where the hell are we? :) daha kibar soyluyorum ama ).
– Communist Leek Republic (Komunist Pirasa Cumhuriyeti) (Woody Allen’in Muz Cumhuriyeti fılmine gonderme var, filmin orjinal adi “bananas” )

Birden kafamda bir harita canlaniyor. Guney amerikanin kuzeyinde, normalde kolombiyanin (venezuelanin guneyinde) oldugu yerde olan bir ulkeymis. Birden uzerime bakiyorum. Ne para ne cuzdan hicbirsey yok. Hatta ceplerimde bir çöp bile yok. tam takir. Durumun vahametini anliyorum, allahim ne yapacagim ben simdi diyorum. Aile, ise gidecegini soyluyoru ve ayriliyor. Ben de asagiya iniyorum.asagida bir ev daha varmis, oraya giriyorum. bir bakiyorum ispanya’daki hocam Pericas ve esi. Oh diyorum cok sukur. Durumu anlatiyorum. iyi iyi kalabilirsin tabi burada diyorlar. Hocamin esi, pantolonun ütüsü bozulmus, al sunu giy ben de pantolonunu utuleyeyim diyor (allahim ucaktan dusmusum, utu mu kalir pantolonda, tek derdim ütüsüz pantolondu sanki). sonra bir bakiyorum abim var yanimda. Çok uzgun. Noldu diyorum. Mahkemede ablami 15 yila kadar hapisle sucluyor diyor. Neden diyorum. enistemin olumunden sorumlu tuttuklari icin, birinci dereceden cinayet olarak diyor. Allahim diyorum, kadinin zaten acisi buyuk bir de hapiste mi yatacak 15 yil, cocuklara nolacak, gecer mi 15 yil hapiste vs. diye kendi kendime kahrolurken, abim elinde ispanyol gazetesini gosteriyor. orada da haber yapmislar ablamin bu durumunu. Enistemle fotoroman gibi fotograflarini basmislar. Bir suru yanyana fotograf. Ta evlenmeden onceki zamandan da (benim daha once hic gormedigim) fotograflar, evlenirlerken, sonra cocuklarla vs.vs. Mutlu bir aile tablosu icindeler. gazete, ablamin enistemi oldurmedigini dusundugunden, bunu kanitlamak istercesine basmis o fotograflari. Abimle ikimiz kahroluyoruz. Nolacak simdi diye. Sonra bir bakiyorum, yanimda Hande var. Hamile (normalde de hamile su an). Konusuyoruz biraz, sonra birden hatirliyorum hamile oldugunu, aaa nasil gidiyor diyorum, dur bakayim karnina diyorum. Epey sismis. Tekmeliyor mu diyorum (klasik soru), sonra elimi karnina tutuyorum. acaip acaip hareketler var icinde. sanki iki tane var iceride de guresiyorlar gibi. ooo cok hareketli bu diyorum, surekli tekmeliyor. Hande de, “salak o benim ayagim zaten” diyor. karni yerine ayagini elliyormusum megersem. :).

Sonra uyaniyorum.

Resim: http://images.inmagine.com/400nwm/valueclips/unc321/u10438605.jpg

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.