Kurşun

Kurşun

Rüyamda bu sefer bir gizli ajanim. Saga sola bombalar koyuyorum, gizli görevler adina. Ardindan bir ev satmam gerekiyor, bir kötü adama. Evi satip evle ilgililer verirken evin icinde, evi baska kötü adamlar basiyor, biz kacisiyoruz üst kata.
Adamlar hepimizi vuracak. Yukarida catiya cikan gizli bir gecit var diyorum. Bu esnada rüya icinde dejavu görerek ilginc bir durum olusturuyorum. Aaa bu ani daha önce yasamistim diye düsünüp, devam ediyorum. Ama gizli gecit -ki kendisi catiya cikiyor- maalesef betonla kapatilmis, cok az bir gecit birakilmis, oradan da insan sigmasi mümkün degil. Caresizlikten bakakalirken, beton kalibi elimde itiyorum ki birden bir kapak gibi yukari dogru aciliyor. Yasasin kurtulduk derken, catida bekleyen kötü adamlarin kursunlarina maruz kaliyoruz.

Sakagimdan bir tane kursun yiyorum, diger herkes hemen ölüyor, ben de can cekismeye basliyorum, kanlar akiyor ama cok degil.
Hafiften sendeleyerek ilerlerken, kötü adamlardan biriyle karsilasiyorum. Tam ates edecek, dur diyorum zaten vurdunuz beni beynimden, birazdan ölücem gerek yok. Adam da ates etmiyor (Mantikli geliyor herhalde). Bir sandalyeye yigiliyorum. Yavas yavas kaykilirken, kafamin kocaman ve agir oldugunu hissetmeye basliyorum. Evet ölüyorum yavas yavas. Suurumu yitirmek üzereyken, adamlardan biri, abi ben dur bir tane daha sikayim da kafana, fazla aci cekmeden hemen öl diyor. Yok sagol eksik olma, diyorum, böyle daha iyi. Sonra yavas yavas kendimi daha iyi hissetmeye basliyorum. Kursun cok da hasar vermedi sanirim beyne diye düsünüyorum. Birden bir yasama umudu dogmaya basliyor. Hastaneye gitmeliyim diye düsünüyorum. Ama adamlar beni ölecegim icin biraktiklari icin elbette ki buna izin vermeyecekler diyorum kendime. O zaman kacayim en iyisi diye düsünüyor ve bir sekilde kaciyorum o evden ve annemlere gidiyorum. Evde annem, babam ve ablam var. Annem ve ablama anlatiyorum yaralandigimi ve o sirada babam geliyor ve oglum, su bakkaldan sunu sunu alip gelsene diyor. Tam babama söylüycem, baba, ölüyorum ben söyledigin seye bak diye, annem, yok yok söyleme, kalbi var adamin dayanamaz, simdi seni böyle görünce diyor, susuyorum ve hastaneye gidiyorum (ha babamin kalp sorunu filan da yok bu arada cok sükür)

Bundan sonrasi toplumsal mesaj verme havasinda. Gittigim hastane, ssk hastanesi (hos ssk kalmadi artik ama olsun geri kafaliyiz hala).Acil’in girisindeki danismaya, beynimde bir kursun var, yaraliyim, hemen ameliyat olmaliyim diyorum. Adam, söyle bir bakiyor, yarin aksam 6 da gel diyor. Laaaaan kardesim manyak misiniz, ben ne diyorum, kafamda kursun var, yarina kalir miyim ben diye bagirmak, kükremek istiyorum ama kafamdaki kursun nedeniyle sesim cok cikmiyor, bagiramiyorum. Delleniyorum kendi kendime, sessiz sedasiz bir sekilde ifade ediyorum durumumu, yasamam diyorum yarina filan. Hemen doktor bulun, ameliyat lazim. tamam bir saniye bekleyin diyorlar. Bu arada, kötü adamlar, benim hala yasadigimi biliyorlarmis ve bir adam yollamislar pesimden, beni ariyor hastanede. Hemen polis bulmaliyim diyorum, danismanin orada da buluyorum bir tane. Tam polis disariya dogru giderken, tutuyorum, anlatiyorum kisaca. Ya kardesim simdi olmaz, arkadaslarla disarida bulusmaya gidiyorum ben diyor ve basip gidiyor. Yine, ulaaaaan, manyak misiniz, adamlar pesimde, ölüyorum ne bu umursamazlik (aziz nesin hikayeleri gibi durum ortaya cikiyor). Kendi basima doktor aramaya cikiyorum hastanenin üst katlarina. Kötü adam da pesimde. Hemsirelerden biri bana yardimci oluyor saklanmamda. Bu arada annem ve ablam da hastaneye geliyorlar. Adam beni, balkonumsu bir katta görüyor, bir iki el ates ediyor ama iskaliyor. Diyorum burasi pek güvenli degil artik, doktor moktor da yok, ben özel hastaneye gideyim.

Atliyorum bir taksiye, johansson&johansson hastanesine diyorum ki cok da yakin bir hastane(mis). Taksicinin bir de arkadasi biniyor, o da oraya gidecekmis. Taksici o da gelsin siyor. Hayir diyecek halim yok tabi. Ama bir bakiyorum, taksici gece tarifesi acmis. Yine lannnnn, ne gece tarifesi aciyon, adam mi kekliyorsun diye kükrüycem ki ahh su kafamdaki kursun, bagirmama engel oluyor hep. Olabilecek en yumusak sekilde söylüyorum taksiciye ama bana misin demiyor. Yine söylüyorum, bu sefer de söylenerek, sokrana sokrana degistiriyor tarifeyi. Mesafe kisa oldugu icin böyle yapiyor herhalde gibi yorum bile yapiyorum o halimde, hastaneye ulasamadan uyaniyorum.

(not: aksiyon filmı izlemeyeli epey oldu).

Resim: http://ammointhedryer.blogspot.com/

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.