• Yanlis numaranin hic mesgul calmadigi gibi bir yanilsama mevcuttur. Halbuki, mesgul calan yanlis numaranin, yanlis oldugu anlasilamayacagi icin bu tür durumlar asla yanlis numara olarak algilanamaz. Geriye de, yanlis numaralar hic mesgul calmaz gibi hatali bir ifade kalir.
  • Ukala olup birsey bilmeyen insanla arandaki mesafe sonsuza giderken, sinirlenme katsayisi sifira yaklasir.
  • Engellenemeyen kitap okuma arzusu, en "birseyleri tamamlama arefesi" öncesinde ortaya cikar
  • Bir konuda basarili olacak miktarda tecrübeye sahip oldugumuzda, onlari kullanacak firsatimiz kalmiyor.
  • Bir hatanin nerede oldugunu bulmak onu düzeltmekten daha zordur.
  • Genelleme yapmak insani mutlu eder, rahatlatir. (bu dahil olmak üzere) (ohh be) Neden mi? Cünkü genellemeler genelde yüzeyseldir (adi üstünde). her ne kadar aslinda derin gözlem gerektirse de, genelde, detaylarla ugrasmamak, onlari göz ardi etmek icin kullanilir. Genele uymayan seyler istisna olarak adlandirilip rafa kaldirilir. Savunma da hazirdir zaten: istisnalar kaideyi bozmaz. Detaylari görmezlikten gelip bir sonuca varmak cok kolaylastirir insanin hayatini. Düsünmeyi gerektirmez fazlasiyla. Ha kötü müdür genelleme yapmak? Elbette degil.. bakin ne kadar mutluyum.
  • Bir sehre tam alismaya basladigimizda, gitme zamani geliyor; tipki, kücükken misafirlikte, tam oyun en güzel anina gelmisken, hadi gidiyoruz diyen ebeveynlerin gelmesi gibi. (Misafirlikten kalktiktan hemen sonra - 1990 - Antep)
  • Esnerken gülmek oldukca zor bir islem. (Uykudan önce programini izlerken - 1985 - Antep)
  • Cok uyuyan insan, cok rüya görür (16 saat uyuduktan sonra - Temmuz 2001 - Aachen)
  • Komik bir olay anlatirken, insanlar bazen söylenmemis sözleri de sonunda güldürme olasiligini arttirmak icin ya da olayi daha komik hale getirmek icin söylerler. (Ocak 2001 - Ankara)
  • Bir sinavda bir soruyu soruyorsan, soruyu önceden cözmen gerekir. (Yanlis sorulmus bir soru ile saatlerce ugrastiktan sonra - Subat 2001- Kemer)
  • Bir sarkiyi dinlerken, o sarkiyi ilk dinledigin ya da hissederek dinledigin zamanlar akla gelir. (Kaseti diger tarafa cevirirken - Aralik 2000 - Ankara)
  • Insanoglunun bünyesi günde iki kez cig köfte yemeyi kaldirmiyor. (Tuvalette kivranirken - Aralik 2000 - Ankara)
  • Asiri paranoya asiri alinganlik yapiyor. (Mayis 2001 - Ankara)
  • Bazi insanlar yaptiklari isi -öyle olmasa bile- cok iyi yaptiklarini sandiklari icin cekilmez oluyorlar. (Subat 2001 - Kemer)
  • Iyi orta gol getirir. (Mac izlerken - Haziran 2005 - Aachen)
  • Üc bacakli sandalyeler/masalar sallanmaz. (Dört bacakli olaninin altina kagit sikistirirken - Haziran 2005 - Aachen)
  • Birisiyle konusurken, sizin soylediginiz, bilgilendirdiginiz birseye karsilik olarak, kendi bildigi baska, alakasiz bir seyi soyluyor ve konusma bir nevi sidik yarisina dogru ilerliyorsa, o konusmayi bitirmek en faydalisi. (Susarken - Temmuz 2005 - Cenevre)
  • Market alisverisine cikmadan önce ac olmamak gerektigi gibi, tok da olmamak gerekiyor. (Evde bos buzdolabi beklemesine ragmen marketten eli bos ciktiktan hemen sonra - Temmuz 2005 - Aachen)
  • Aksam aksam yenen bir kangal sucuk, vücudun su ihtiyacini 10'a katlar. (Deli gibi su icerken - Temmuz 2005 - Aachen)
  • Bir anahtarin ya da anahtarligin üzerine birsey koyarken iki kere düsünmek gerek. (Bir yigin kagit arasinda anahtarimi fellek fellek ararken - Agustos 2005 - Aachen)
  • Bir sinavda bir soruyu soruyorsan, soruyu önceden cözmen gerekir. (Yanlis sorulmus bir soru ile saatlerce ugrastiktan sonra - Subat 2001- Kemer)